Jetlag: meridyen gezginleri

Jet lag sendromu: insanın yarattığı hastalık


jetlag
Zaman dilimi değişikliği sendromu (jet lag sendromu) 2. dünya savaşında uzun uçuşlar yapan jet uçakları ile il kez görülmüş olmalıdır. Ancak esas olarak bu tür uzun mesafeli uçuşlar yapabilen ticari uçakların 1960'lardan sonra yaygınlaşması ile bu yeni, modern çağ hastalığı ortaya çıktı. Yüzlerce milyon insan her yıl zaman dilimleri arasında uçuşlar yapmakta ve bu kişilerin çoğunda az veya çok bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bu semptomlar gidilen yeni zaman diliminde yaşanmaktadır. Bu belirtiler yeni zaman diliminde uyku ve uyanıklık ritmine uyamama, gözlerde ve burunda tıkanıklık, kızarıklık akıntı, kas krampları, başağrısı, bulantı , karında gerginlik, ödem, başdönmesi görülen diğer belirtilerdendir. Jet lag sendromu daha çok batıdan doğuya doğru olan ve en az 3-4 zaman dilimi fark olan (3-4 saat) uçuşlarda görülmekle birlikte kuzey-güney uçuşlarında da görülebilmektedir. Jet lag doğrudan uçuş sırasında, eve döndükten sonra veya her ikisinde birden oluşabilmektedir.
Jet lag sendromunun şiddeti ve süresi, aşılan zaman dilim sayısı, uçuş yönü (batıdan-doğuya), uçak kalkış ve iniş saatleri, uçuş sırasındaki uyku miktarı ve kalitesi gibi faktörler ile değişiklik gösterir. 3-4 zaman dilimi aşımı gerçekleşen kişilerde ve daha çok görülmekte ve 2-4 gün arasında sürmekte, eğer 6 saatten daha uzun bir zaman kayması varsa 10 güne kadar uzayabilmektedir. Daima doğuya doğru uçuşlarda, batıya olan uçuşlara oranla belirtiler daha şiddetli olmaktadır. Gece uçuşlarında eğer uykusuz olarak uçulmuşsa , ertesi gündüz uykuluk kaçınılmaz olur. Yeni zaman dilimindeki ulaşılan yerdeki ilk gece iyi uyunabilirse genellikle jet lag sendromunun belirtileri hafif atlatılır. Ancak bu her zaman pek mümkün olmaz ve o gece uyku kalitesi ve uykuya geçmek güçlük gösterir.
Jet lag sendromu muhtemelen, uyku-uyanıklık zamanlamasını belirliyen içsel saatin yaralandığı çevresel verilerin (güneş ışığı, gece, gündüz vb) hızlı ve yanıltıcı değişikliğe uğramasıdır. Bu içsel saatin beyinde hipotalamus denilen bölgedeki suprakiazmatik çekirdekte yer aldığı düşünülür. Yaşanılan bölgedeki zamana göre ayarlanmış içsel saat hızla yer değişimi ile bir başka zaman dilimine geçişte yeni şartlara uyum göstermekte zorlanır ve uyum çabası günlerce sürer.