Sağlık

Fibromiyalji nedir? Nasıl ortaya çıkar?

Fibromiyalji ön planda tüm vücudda, kaslarda yaygın ağrıların olduğu bir rahatsızlıktır. Hastalık demek çok doğru değildir, çünkü yalnız vücudun bir yerini değil pek çok yerini etkiliyen bir sorundur.

Tamamını oku

Sabahları uyanmakta neden zorluk çekeriz?

Uykusuzluk veya uyku sorunu yaşayan kişiler sabahları uyanmakta güçlük çekerler. Uykunun esas amacı bizi ertesi güne zihinsel ve bedensel olarak yenilenmiş, dinlenmiş, enerji depolamış olarak hazırlamaktır. Yani iyi bir uykudan sabah uyanıldığında dinç ve yenilenmiş olarak uyanılır.
Uyku gece bilincin kapanıp sabah açılması durumu değildir. Aslında gayet aktif , faal ve kendi içinde bir dinamiği olan bir yapıdır. Uyku mimarisi denilen bu uyku yapısına gore gecenin ilk üçte ikisinde derin ve hafif uykular egemenken son üçte bir bölümde rüya görülen REM uykusu ve hafifi uyku hakimdir. REM ve hafif uyku dönemlerinden kolayca uyanabilirken, derin uykudan zor uyanırız. Uyku süresi kısa veya sabah derin uyku gereksinim nedeni ile daha çok oluyorsa bizi de sabah uyanmamız güçleşmektedir.

Sürekli uyumanın nedeni nedir?

Sürekli uyumak isteme durumu tıpta hipersomni olarak adlandırılır. Hipersomni gündüz aşırı uyku eğilimi durumudur. Temel nedeni hastanın gece uykusunun kalitesinde, süresinde yetersizlik olmasıdır. Gece uyku kalite bozukluğuna yol açabilen pek çok neden vardır. Uyku apnesi, huzursuz bacaklar sendromu, akciğer vb hastalıklar nedeni ile gece sık sık uyanma, uykuda diş gıcırdatma, kabus bozukluğu gibi pek çok uykuda görülen rahatsızlıklar gece uyku kalitesini olumsuz yönde etkiler. Bunlar dışında psikolojik bazı sorunlarda uykuya dalmayı ve sürdürmeyi güçleştirerek gece uykusunda bozulmaya yol açar. Özellikle depresyon, manik bozukluk, panik atak, anksiyete bozukluğu buna en çok yol açan psikolojik problemlerdir.
Fibromiyalji kad
ınlar arasında daha çok gözlenen, tüm vücutta yaygın ağrıların olduğu bir hastalıktır. Hastalığa sıklıkla yorgunluk, unutkanlık ve sürekli uyuma isteği eşlik eder. Fibromiyalji hastaları ne denli uyurlarsa uyusunlar uykuya doymama, uykudan dinlenmiş uyanmama sorunları vardır. Fibromiyalji sendromun aslında uyku kalite yetersizliği sonucu ortaya çıktığını ileri süren bilim adamları vardır.
Aslında sürekli uyuma isteği yani hipersomni 2 türde karşımıza çıkabilir. Ya gece uzun uyuma ya da gündüz aşırı uyuma isteği… Bu iki durum eğer geçici ve belirli yaşam olaylarıyla ilişkili olarak ortaya çıkıyorsa tedavisi gerekmez. Ancak 2 aydan daha uzun süredir geceleri 9 saatten çok uyuma gündüzleri şekerleme yapma durumunuz varsa bir uyku hastalıkları uzmanına başvurmanız yararlı olacaktır. Aşırı uyku rahatsızlığı belirli hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilirse de Narkolepsi denilen hastalıkta olduğu gibi dorrudan kendisi bir hastalık olarak karşımıza çıkabilir. Narkolepsi gündüzleri yersiz zamanlarda istem dışı uyuya kalma durumu olarak tanımlanabilir. Başka boyutları da olan mutlaka tedavisi gereken bir hastalıktır.

ALS tedavisinde edaravone

ALS'nin oluşum mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Hastalığın gelişimi sürecini açıklamaya çalışan çeşitli teoriler vardır. Ancak şu anda bunlardan hiç bir hastalığının nedenini açıklar nitelikte değildir. Hastalığın oluşum mekanizması tam olarak bilinmediğinden net bir tedavisi de yoktur. Bugüne kadar pek çok ilaç ALS tedavisinde kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucu bunlardan yalnızca bir tanesinin hastalık süresini uzatma üzerine bir etkis olduğu görülmüştür. Bu ilaç Riluzole dir. Halen kanıta daylı olarak kullanılan yegane ilaçtır. Hastalık süresini 3 ay uzattığı ama bu süreçte yaşam kalitesi üzerine bir etkinliği olmadığı görülmüştür.
edavarone
Son yıllarda kinin, lityum, seftriakson, doksisiklin, dekstrometorfan gibi bazı ilaçlar ALS'de denemiş ancak etkin bulunmamıştır.

Japonyada gelen bir haber,bütün gözleri o tarafa çevirmiştir. Japonyada yapılan bir klinik ilaç çalışmasında, Edavarone isimli ilacın ALS üzerinde etkin olduğu gösterilmiştir. Daha sonra ilacın patent sahibi firma çalışmayı genişletmiştir. Daha fazla sayıda hasta ile yapılan bu ikinci çalışmanın sonuçları henüz açıklanmamıştır. Edavarone serbest radikal giderici bir ilaçtır. Serbest radikaller hücre içi solunum ve enerji sistemlerinde açığa çıkan yan ürünlerdir ve kararsız elementler olması nedeni ile istenmeyen reaksiyonlara girerek hücre için zaralı olmaktadırlar. Bu mekanizma sadece sinir hücreleri için değil vücuttaki tüm sistemler için geçerlidir. Normalde vücutta glutatyon gibi serbest radikal giderici sistemler buunur. Ancak yetersiz kaldığı durumda bir anlamda hücre içinde Superoksit molekülleri birikerek toksikasyona yola açar. İşte edavarone nun bu sistemleri destekleyen bir bir ilaç olduğu söylenmektedir. ALS'de mitokondriyal fonksiyon bozukluğunun serbest radikal birikimine yol açtına dair hipotezler vardır. Bu noktada edavarone'nun tedavide etkin olabileceğine ait beklenti vardır. Henüz ilacın Amerika'da FDA onayı ve satışı yoktur. Şu anda yalnızca Japonya'da satış iznine sahiptir. Umuyoruz ki, yapılan çalışmalar olumlu bir sonuç verir, ve bu hastalığa karşı bir mevzi daha kazanılmış olur.

Yaşlılarda spor yapmak beyin küçülmesini durduruyor

Yaşlı bireylerde fitness veya düzenli spor yapmanın beyinkabuğu kalınlığını yaşa bağlı olarak azalmasını önlediğine dair bilimsel bir çalışma geçtiğimiz günlerde Int J Neuropsycology dergisinde yayınlandı.
Bu etki, hafif unutkanlık denebilecek, ılımlı kognitif defisit tanısı alan kişilerde de doğrulandı. Bu durum egzersizin beyinde küçülmeye yol açan nörodejenerasyonu durdurduğu veya geriye çevirdiği şeklinde yorumlandı. Bu konuda uzmanlar beyin fonksiyonlarının gerileme gösterdiği, unutkanlıkların başladığı yaşlarda spora veya egzersize başlamanın bu durumu geriye çevirebileceğine işaret ediyorlar.
Bu araştırmada, daha önce fiziksel olarak inaktif olan yaşlı bireylere (61-88 yaş) yürüme bandında haftada 4 kez ve 12 hafta boyunca yoğun bir yürüme egzersizi yaptırılmış. Ilımlı kognitifi defisiti olan bu bireylerde solunum ve kardiyalk fonksiyonlar %8 oranında düzelmiş. Fakat esas fark hem sağlıklı hem unutkanlığı olan bireylerde beyin kabuğunun kalınlığı bu 12 haftanın sonunda artış göstermiş. Ancak unutkanlığı olan grupta sağlıklı gruba göre, beynin hafıza ilgili alanlarında beyin kabuğu kalınlığındaki artış daha fazla bulunmuş. Buçalışma egzersizin kortikal fonksiyon ve yapıları değiştirebildiğine dair ilk araştırma ve başka çalışmalar ile desteklenmesi gerekiyor. Ancak bu sonuçlar doğrulanabilirse ilaçsız bir çözüm olarak çok önemlidir. Bu arada büyük Atatürk'ün bir sözünü hatırlamakta çok yarar var: "Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur"