Web
Analytics Made Easy - StatCounter

Uykuda ellerde uyuşma

Uykuda kollarda uyuşma

Ara sıra pek çoğumuz uyku sırasında , kısa süreli kollarımızda ya da elllerimizde uyuşma hissederiz. Bunun nedeni çoğu zaman kol üzerinde yatmış olmaktır. Bunun nedeni üzerine yatılmış olan kolda sinirler üzerine baskı oluşmasıdır. Pozisyonla ilişkili bu uyuşukluk, karıncalanma şikayeti sinirin uzun süre baskı altında kalması sonucu meydana gelir. Kişinin pozisyonunu değiştirmesi ile dakikalar içinde düzelir.
Uykuda el ve kollardaki uyuşuklukların yatış pozisyonu dışında başka nedenleri de olabilir.
Karpal tünel sendromu (KTS) bunlar içinde en sık karşılaşılan durumdur. Karpal tünel sendromu median sinirin el bileği düzeyinde tendonlar arasında sıkışması sonucu ortaya çıkar (daha fazla bilgi için) . Karpal tünel sendromu elini mesleki nedenlerle çok kullanan kişilerde ve çok fazla ev işi yapan kadınlarda daha sık olarak görülür. KTS'da yakınmalar, ilk üç parmakta uyuşukluk, karıncalanma ve ilerlemiş durumlarda el kaslarında güçsüzlüktür. Ellerde görülen uyuşukluk daha çok geceleri uykuda görülür. Bu nedenle hastalar, uykudan bir veya iki elinde uyuşukluk ile uyanırlar ve ellerini sallama, ovuşturma gibi hareketler ile bu belirtiler düzelir. Bu yakınmaların daha çok gece ortaya çıkmasının nedeni uykuda el bileğinin kıvrılarak yatılması ve bilekte kanal içinde basıncın artması olarak gösterilir. Ancak uyku ırasında vücutta su tutulmasının artması ile kanal düzeyinde ödemin artması nedeni ile uykuda daha çok görüldüğüne dair fikirler de vardır. Genel vücut ödeminin arttığı gebelik gibi durumlarda KTS'in daha çok görülmesinin nedeni bu olabilir.
Diyabetik nöropatisi bulunan kişilerde de hastalığın erken dönemlerinde ellerde uyuşukluk yakınmaları sıklıkla gece ortaya çıkar. Ayrıca el ve ayaklarda görülen yanmalar da daha çok uykuda veya akşam saatlerinde görülür. Bunun nedeni çok net değildir ama uykuyu sağlayan melatonin ve adenozin gibi sistemlerin bu duyarlılığın artışında rolü olduğuna dair görüşler vardır.
B12, B1 vitamin eksikliklerinde görülen nöropatik yakınmalar da gece artış gösterirler.
Gece ellerde pozisyonel olmayan uyuşukluk şikayetlerinin daha bir çok nedeni olabilir: MS, inme, servikal bölgede lezyonlar, bazı enfeksiyonlar, bağışıklık sistem hastalıkları bunlar arasında sayılabilir. Bu nedenle altta yatabilecek hastalıkların ortaya konabilmesi için nöroloji uzmanına başvuru yararlı olacaktır.

Alzheimer tedavisinde yeni umut: aducanumab

Alzheimer hastalığında yeni umut: Aducunumab
Alzheimer hastalığı, beyinde amiloid-ß ( AßWinking plakları ve nörofibriler yumakların birikimi ve bunun sonucunda sinir hücreleri arasındaki bağlantıların bozulması ve nörodejenerasyon ile karekterizedir.
Amiloid beta normal olarak beyinde tek protein molekülleri halinde bulunur. Alzheimer hastalığında bu protein kümeler oluşturmaya başlar ve beyin hücreleri arasında iletişimi bozar, zamanla beyin hücrelerinde ölüme yola açar.
Aducanumab belirli hedeflere karşı yapılandırılmış antikordur. Temel olarak amiloid beta proteini yumaklarını veya kümelerini hedefler. Normal amiloid proteinlerine bağlanmaz.
Amiloid plakların azalması ile beyindeki hücre yıkımı ve hastalığın ilerlemesi durur ve beyin fonksiyonlarında düzelme görülebilir.
Alzheimer hastalığında bu ilaçla yapılan 6-7 adet klinik çalışma vardır ve bunlarda ilaç etkin olarak görülmektedir. Faz 3 çalışmaların tamamlanması ile ilacın kullanım için piyasaya çıkması beklenmektedir.
aducunamab kullanan hastalarda takipte beyin PET

Yukarıdaki fotoğrafta, PET ile yapılan tedavi çalışmalarında etkinlik net biçimde görülmektedir.

1. Nöromodülasyon kursu

Türk Nöroloji Derneği Nöromodülasyon grubu 24 Aralık 2016 tarihinde, Ankara'da Dernek merkezinde 1. Nöromodülasyon kursu düzenledi. Beklenenin üzerinde bir katılımla gerçekleşen kurs oldukça verimli oldu.
Kurs çerçevesinde konuşulan konular şöyleydi:
Nöral ağlar, beyin networkleri ve konnektom teorileri ve uygulamalar. Prof. Dr. Burhanettin Uludağ
TMS ile kortikal uyarım ve plastiste kavramları. Prof.Dr. Çağrı Timuçin
Nöroloji pratiğinde tDCS kullanımı. Prof.Dr. Bülent Cengiz
Serebeller uyarımlar ve tedaviye uygulanabilirliği. Dr. Fatma Gökçem Yıldız
rTMS klinik uygulamaları: Aysun Soysal
Müzikal terapi: Prof.Dr. Şükrü Torun
Kronik ağrıda nöromodülasyon. Prof.Dr. Çağdaş Erdoğan

noromodülasyon kursu programınoromodülasyon kursu

Manyetik Nöbet Tedavisi


Manyetik nöbet tedavisi (MNT), elektrokonvulzif tedavi (EKT) ve rTMS (ardışık transkraniyel manyetik uyarım) temel mantığını kullanan bir ilaçsız epilepsi nöbeti tedavisidir. TMS'ye benzer şekilde nöronları uyarmak için elektrik yerine manyetik stimülasyonu kullanır. Ancak TMS'den farklı olarak amaç, EKT'deki gibi nöbet oluşturmaktır. Yani MNT'de rTMS'ye göre çok daha güçlü ve yüksek frekanslı manyetik pulslar kullanılmaktadır. Tıpkı EKT tedavisinde olduğu gibi hastaya anestezi uygulanmalı ve kas hareketlerini engellemek kas gevşetici ajanlar verilmelidir. MNT'nin amacı EKT'nin tedavide etkinliğini elde etmek, buna karşın EKT'nin kognitif yan etkilerinden sakınmaktır.
MNT henüz teknik nedenler ile deneysel aşamadadır, fakat gelecek için ümit verici sonuçlar şimdiden elde edilmeye başlanmıştır. Hem insan hem hayvan deneylerinde MNT bellekle ilgili çok daha az yan etki oluşturmakta ve EKT'ye göre denek kendine daha çabuk gelmektedir. Bununla birlikte gerçek tedaviye dirençli depresyon olgularında etkinliği henüz gösterilmiş değildir. Ancak beklenti sonucun iyi olabileceği yönündedir.

Tek Lif EMG nedir? Ne işe yarar?

Tek lif EMG


adından da anlaşılacağı gibi tek bir kas lifinden elde edilen elektriksel aktivitelerle çalışılan bir yöntemdir. Yöntem ilk kez 1970'li yıllarda iskandinavya' da Eksted isimli bir bilim adamı tarafından tanımlanmıştır. Yöntemin yaygınlaşması Stalberg isimli bir diğer klinik nörofizyolog tarafından sağlanmıştır. Ülkemizde de 1990'lı yıllardan itibaren ilk kez İzmir de Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde EMG laboratuvarlarında Prof. Cumhur Ertekin ve arkadaşları tarafından yapılmaya başlanmıştır. Başlangıçta oldukça pahalı teklif EMG iğneleri ve özel EMG yazılımları gerektirdiği için ülkemizde kullanımı sınırlı kalmıştır. Ancak yıllar içinde EMG cihazlarının gelişimi ve normal iğne elektrodlarının da bu test için kullanılabileceği anlaşılınca ülkemizde pek çok merkezde yapılabilir hale gelmiştir.

Tek liF EMG esas olarak motor son plak denilen kaslarla motor sinirler arasındaki geçiş bölgesinin (nöromusküler kavşak) hastalıklarında daha sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Bunun dışınta bazı nöropatilerde ve motor nöron hastalıklarının tanısında da az oranda kullanılmaktadır.

Tek lif EMG teknik açıdan uygulaması zaman, ustalık ve deneyim gerektiren bir EMG yöntemidir. İstemli ve stimüle olmak üzere 2 tip uygulaması vardır. İstemli olan tipinde doktor hastanın seçilen bir kasına iğne elektrod ile girer ve hasta kasını çok hafifçe kasar. Bu sırada iğne elektrodun yakaladığı eş zamanlı kasılan kas liflerine ait elektriksel aktiviteler toparlanarak, lifler arasındaki ateşlenme zaman değişkenlikleri ölçülür. Bu değişkenlik kasa göre değişmek üzere 55 mikrosaniyeden daha yüksekse artmış jitter olarak ifade edilir. Bir kasta incelelen kas liflerinin %10'undan fazlası yüksek jitter değerine sahipse o kasta motor son plak işlevi bozuktur anlamına gelir.
Motor son plak denilen bölgedeki fonksiyonel bozukluk ardışık kas aktiviteleri sırasında çabuk yorulma ve güçsüzlüğe yol açar. Tel lif EMG yalnızca myasteni gravis hastalığında değil, Lambert Eaton sendromu, konjenital myastenik sendromlar, als, aksonal nöropatiler, penisillamin gibi bazı ilaçların kullanımında a yükselebilir. Yani bozuk bir Tek lif EMG testi her zaman Myasteni Gravis anlamına gelmez. Myasteni tanısı klinik, asetil kolin esteraz antikor düzeyi ve teklif EMG ve repetetif uyarım testleri ile konur. jitter, tek lif EMG